|
YENİ YÜKSEKTEPE KÜLTÜR DERNEĞİ WEB SİTESİ Sayfa Yükleniyor..Lütfen Bekleyiniz.. ![]() |
|
RUH ÜZERİNE
Ruh, üzerine çok konuşulan, tartışılan ve hakkında tam olarak birşey söylenemeyeceği iddia edilen bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Ancak böyle olmadığını biliyor ve hakkında tam olarak söylenen şeyler olduğunu da görüyoruz. Aşağıda bazı filozofların ruh üzerine söyledikleri ve tavsiye ettikleri bunu bize kanıtlıyor. ARİSTOTELES
"Biz birbirinden çok ayrıntılı iki özden kuruluyuz. Hayvanlarla ortaklaşa sahip olduğumuz bir gövde ve Tanrılarla ortaklaşa sahip olduğumuz bir ruh" EPİKTETOS
"Pitagoras ve diğerlerinin phren (akıl) ve thumos'u (nefs) hayvanlarla paylaştığımızı söylemeleri, bu durumda alt Manasik yansıma (içgüdü) ve Kama-rupa (hayvansal yaşam arzuları) kastedildiğini kanıtlıyor. Ve Sokrates ve Plato ipucunu kabul edip izlediklerinde, eğer Agathon (Tanrısallık veya Atma), Psike (Ruh), Nous (Spirit), Phren (fiziksel zihin) ve Thumos (arzular) olarak isimlendirilen bu beşe Gizemlerin, görüntüsünü, gölgesel form veya insan dublesi ve fiziksel bedeni eklersek, Pitagoras ve Plato'nun düşüncelerinin bizimki ile aynı olduğunu kanıtlamak kolay olur" Helena Petrovna BLAVATSKY
"Ruh, su ile dolu bir havuz gibidir. Onun kanatları bu havuzu aydınlatan ışıktır. Havuzun suyu dalgalandıkça ışığın da dalgalandığı sanılır. Oysaki ışık olduğu gibidir. İnsan erdemleri bulanık ya da sarsılmış değildir. Onun özündeki güçler kıpırdanmıştır. Bu güçler durgunlaşınca her şey durgunlaşacaktır" EPİKTETOS
"Ruh, bedene karıştıkça, onunla duygudaşlık kurdukça, onunla anlaştıkça kötüdür, halbuki ruh, bedenle anlaşmazsa yalnız başına hareket ederse; bedenle artık duygudaşlık kurmazsa; bir defa bedeni terk ettikten sonra artık korkmazsa (bu cesarettir), eğer akıl ve zeka dirençle karşılaşmadan egemen olursa (bu adalettir) iyidir ve erdemlidir" PLOTİNUS
"Nefs ilahi birlikten ayrılır; fakat yaratılış onu tezahür aleminde çokluğun kalbine yerleştirir. Demek ki tekrar birliğe dönebilmek için ondan soyutlanması gerekir" Fernand SCHWARZ
"Tanrı, gelecekte işleyecekleri kötülüklerden kendisini sorumlu tutmasınlar diye, bütün bu yasaları ruhlara tanıttı, bazılarını yerin, bazılarını ayın, bazılarını da öteki zaman aletlerinin üzerine serpiştirdi. Bu işi bitirdikten sonra ölümlü tenlere şekil vermeyi, insan ruhuna katılması gereken, onun için lüzumlu olup da hala eksik kalan her şeyi katmayı, sonra bu ölümlü varlığı, kendi bahtsızlığına kendi sebep olmadıkça, elden geldiği kadar bilgelikle, iyice yöneltmeyi de genç tanrılara bıraktı" PLATON
SENECA
"Nefs ve beden arasındaki ayrım, eşya ve düşünceler arasındaki ayrımın aynısıdır. İdea gibi nefs de ebedi hakikatler aleminde kendi kaynağına ve kendi amacına sahiptir. O bedene hapsolmuştur ve kaderini gerçekleştirmek için ondan kurtulmalı ve maddi dünyadan kopmalıdır. Arınmayla ve erdemin uygulanmasıyla İdea'nın bilgisine varır" PLATON
"Görme, bizim için en büyük nimettir. Bu büyük nimetin nedeni şudur diyelim: tanrı görmeyi, zekânın gökteki devirlerini seyrederek onları düzensiz olmakla beraber göğün değişmez devirleriyle aynı soydan olan kendi öz düşüncemizin devirlerine uyduralım diye icat edip bize verdi; PLATON
"Keyiften kaçının, takat kesen mutluluktan kaçının; ruh bunlarla sersemleşir ve insanlığın ortak yazgısını anımsatan bir şey müdahale etmedikçe, sonu gelmez bir sarhoşlukla uyuşmuş gibi kalır" SENECA
"Tanrı soylu ruhları sert biçimde sınıyorsa, bunda şaşılacak ne var? Erdemin kanıtı asla kolay değildir. Talih bizi kamçılar ve vurarak ezer, dayanalım! Bu vahşet değil, bir mücadeledir; bu mücadeleyle ne kadar sık karşılaşırsak o kadar cesur oluruz" SENECA "Felsefe öğreniminde ilerlemek istersen, ruhu ilgilendirmeyen işlerde aptal görünmekten korkma" EPİKTETOS
"Ölüm hemen yakındadır. Bu darbeler için kesin bir yer belirlemedim; istediğin yere vurabilirsin, yaşama giden bir geçit vardır. Ruhun bedenden ayrıldığı ölüm adı verilen o durum, büyük hızının duyumsanamayacağı kadar kısadır. Ya bir düğüm gırtlağı sıkar ya su nefesi tıkar, baş aşağı düşenleri, altlarındaki toprağın sertliği paramparça eder; ya da yutulan duman soluk alıp veren ruhun soluğunu keser; ne olursa olsun, ölüm gelmekte acele eder. Utançtan kızarmıyor musunuz? Bu kadar çabuk olan bir olaydan, uzun süredir korku duyuyorsunuz" SENECA
"Ölüler kitabında ruhun gün ışığına çıkışı şöyle dile getirilir; bilinci güneş ve ışık ile özdeşleştirilmiş olan aday, şekillerin efendisi, ışıktaki yolcu olan Gökte yeniden doğabilir. Bu metne göre ruhun gün ışığına çıkışı, zamanın devirlerinden kurtuluş sayesinde gerçekleşir. Aday, 64. Bölümde, zamanın sınırlarının galibi olarak şafakta belirir: - Ben dünüm, ben bugünüm, ben yarınım.- Bu kurtuluş onu her düzenlemeden özgür kılar ve tam özgürlüğe ulaşmasını sağlar ki ruhun, bütün kozmik biçimlere girme kapasitesi ile sembolize edilmiştir" Fernand SCHWARZ
Araştırmacı Ebru YILMAZ Kaynakça: Yeni Yüksektepe
|
GÜNCEL HABER TAHTASI |
1482 Sokak No:5 Alsancak - İZMİR
Tel: 0 232 464 57 39 (18:00 - 23:00)
Faks: 0 232 464 57 40
E-mail: alsancak@yeniyuksektepe.org.tr
© 2008 Tüm hakları Yeni Yüksektepe Kültür Derneğine aittir.
Son Güncelleme Tarihi : 07.10.2008 (Bugün)