YENİ YÜKSEKTEPE KÜLTÜR DERNEĞİ WEB SİTESİ

Sayfa Yükleniyor..Lütfen Bekleyiniz..

   


Yeni Yuksektepe Felsefe Klübü

ANA SAYFA SİTE HARİTASI İLETİŞİM ZİYARETCİ DEFTERİ
 



MAKALE VE EĞİTİMLER
» Etimoloji
» Filozoflar
» Makaleler


Şiddetin Gizli Nedenleri
Yüzyılımız Sonundaki En Kötü Veba

Her gün gördüğümüz şiddetin değişik şekillerinden örnekler vermeye gerek yok çünkü medya, görünüşte dünyada olup biteni ortaya çıkarma değerli arzusu ve 1neyin yayınlayacağının kontrol edilemez heyecanı içinde zaten bunu bizim için yapıyor.

Kesin olan bizim insanlığımızın hareket ettiği bu aşamada, hem kişisel hem toplumsal seviyede, politik, sosyal ve kişisel hayata ve tüm sonuçlarına dikkat edildiğinde acınacak durumda olduğudur.

Bununla birlikte, insan kendisini felsefenin bir takipçisi olarak ne kadar hissederse hissetsin, yaşadığımız şehirlerin çoğunu etkisi altına alan bu şiddet dalgasından kaçması çok zordur. Bu fenomene dikkat etmemizin çok önemli olduğunu düşünüyoruz böylece bilinçaltında aktif veya pasif olarak şiddetin kurbanlarından birisi olmayız-

Nedenlerin hepsinin tam bir listesini vermeden, aralarından bazılarını seçtik ki bunların, sorun olan bu fenomenin başlıca nedenlerinden olduğunu düşünüyoruz ve bu kötülüğe karşı çözümler içerdiğine inanıyoruz. Sınıflandırmanın çok katı olmamasına rağmen açıklık ve daha düzenli ve olumlu yanıtlar elde etmek için, nedenleri kişiliğin araçlarına göre düzenledik.

 

Fizik Beden:

  1. Tüm açılardan bedensel bir kült: (güzellik, güç, kaslı yapı); bu kült ve onun belli değerleri içinde yer almayanların küçümsenmesi için bedeni çekici ve baştan çıkarıcı bir araç olarak kullanmak.
  2. Sporun kötüye kullanımı. Günümüzde bedenin sağlıklı bir gelişiminden çok astronomik düzeyde para değişimi ve gizlice zarar veren rekabet var. Savaş sanatlarında olduğu gibi her durumda güçlü olanın kullanımında serbest olduğu bir silaha sahip olması gibi.

Sağlığın ihmal edilmesi, kötü beslenmenin önemsenmemesi(kesinlikle bir yokluktan dolayı değil) ve hijyen eksikliği. Hoşumuza gitse de gitmese de fiziksel sağlığın psikolojik sağlık üzerinde bir etkisi vardır. "Dinlenme" (insanlar nasıl dinleniyor?) kavramındaki kötü alışkanlıklar, uyku(çok az veya çok fazla ve uygun olmayan zamanlarda) ve boş zaman faaliyetleri.
Şiddet, zekanın açıkça bir gerilemesidir; bu daha ince olan ilhama ve insan ruhunun aydınlık kaynaklarına değil hatta bazı hayvanların bile geride bıraktığı hayvani şekillere dönüştür.
¦  Yaşadığımız,çalıştığımızve okuduğumuz yerlerdeki çevremizde düzen eksikliği.

Enerjetik Beden

  1. Enerjinin yanlış kullanımı ile başlayabiliriz. Komik abartmalara düşmeden, hepimiz biraz hava, ışık ve enerjetik besine, yukarıda bahsedildiği gibi uyku ve dinlenmeye ihtiyaç duyarız. Birçok çaba havadan sudan şeylere harcanır ve bizim iç varlığımız için önemli olan şeylere çaba harcamaktan kaçınılır. Bir sinemaya ve diskoya zamanında varmak için koşturmak temizlik, düzenleme, okuma, müzik dinleme, yürüme veya basitçe birinin yapması gerekenlerden daha normaldir.
  2. iş bir "lanet" ise çalışan "lanetlenmiş" olandır. Bu durumda, dünyada çok çalışan az insan vardır ve tükeninceye kadar çalışırlar. Böylece başka bir şey yapacak enerjileri kalmaz ve birçok insan kendilerindekinin en azını açığa çıkarırlar. İş, ruhu ve bedeni harekete geçiren bir şey olmaktan çıkar ve elinden geldiğince kaçacağı bir canavara dönüşür. Bu nedenle, birçok bağımlı insan ve köle pazarlarının olması yeni değildir. Bırak, talihsiz ve zayıf olanlar işleri yapsın.

Böylece, tamamen geçici ve önemsiz bir ahlak atmosferinde şiddetin bugün iyi olarak değerlendirilmesi çok şaşırtıcıdır.

Duygusal Beden

  1. Genel olarak, saygının zayıflık ve ahlakınaptallıkolarak değerlendirildiğini görürsek, bunun sonucunda en hayvani bencillik ortaya çıkar (apolojilerdeki vahşi hayvanlar olarak temsil edilen). Şiddetlenen bencillik diğerlerini küçümsemeye götürür ve kendi üstünlüğünü kanıtlamak için herhangi birine saldırma "hakkı" verir. "Ben, sadece ben, tek olan ben, en iyi ben" bu şiddet dolu bencilliklerin sloganları olarak gözükür.
  2. Kendine-saygı genellikle kaba kendini beğenmişliğe iner, bunun altında büyük bir kendine güvensizlik vardır. Ancak, ruhun değerlerinin gelişmesiyle artan sağlıklı güveni geliştirmek için zahmete girilmezse, iç boşluğumuzun savunulmaz kibiri sağlıklı güvenin yerini alır.

•   Çokça tatminsizlik, umutsuzluk ve kargaşa. Bununla birlikte, "ben kimim, nereden geliyorum, nereye gidiyorum" sorularına pratik bir yanıt bulunmazsa bunlar beylik sözler gibi gözükebilir. Hayat, mümkün olan her fırsatta kaçılması gereken bir acı denizi olarak gözükecektir. Eğer birisi kendi içindeki arayışı nasıl yapacağını bilmiyorsa ve kendi kendine nasıl davranacağını öğrenmiyorsa kargaşaya, umutsuzluğa ve tatminsizliğe kolayca giden yolda günah keçileri arayarak karşılık verir.
¦  Ruh zeka yerine tutkuları izlediğinde öfke ortaya çıkar. Bu en kolaydır ve bu durumlarda ortaya çıkan şiddet konforlu ve çabuk bir rahatlama sağlar. Bugün "öfkeli olmak" karakterli olmak demektir.
•   Hayat çok hızlı geçer veya belki de "güçlü" duygularla dolu yaşama arzusu zamanın kısa gibi gözükmesini sağlar. Kesin olan, kibarlık için zaman yoktur, kibarlığın yerini kaba ve kötü davranışlar almıştır.

Zihinsel Beden
¦  Birçok kelimeler ve az örneklerle vaaz edilen seçmecilik ve hoşgörü eksikliği karşısında fikirlerde bir radikalleşme çıkar. Açık bir şekilde tanımlama eksiği ile yanlış adlandırılmaya dönüştürülmüş bir hoşgörü uygun
olmayan bir tepkiyi tahrik eder: artık göz yumma yok, artık anlaşma yok ama açık şeyler var. Açık ama aşırı. Bu yine bir uçtan diğerine giden sarkaçtır; anlaşılmayanı anlamaktan kaba güç ile kabul ettirilen fikirlere.
Uluslararası veya ulusal boyutta olan, şiddetin her şeklini içeren kitle iletişim araçlarınca yapılan, yayınlandıkları gibi halka yayılmasını da sağlayan reklâm, iç zenginliğindiğer kaynaklarını bulamayan insanların zihnini işgal ediyor.

  1. Zeka ve öfke arasındaki kargaşa.
  2. Kötü örnekler. Hem aileler hem hükümetler aşırı durumlar takınıyorlar: bazı zamanlar zekice gizlenmesine rağmen çelişkilerden kaçınmak için çok yumuşak oluyorlar veya gücü göstermek için aşırı davranıyorlar. Aşırılıklar aşırı tepkiler meydana getirir ve bu tepkilerden biri de şiddettir. İnsanlar gördüklerini ya taklit ederler veya tam tersini yaparlar.
  3. İlkeler ve amaçların eksikliği. Bu yanlış yorumlanan seçme­ciliğin zararlı etki­lerinden biridir. Açıklık "sertlik" ile eş anlamlıdır. Bir tepki olarak, düşünmeyen ve ne yazık ki böyle davranan kötü kaderli şiddet açıkça ortaya çıkar.

Neden şiddet var? Çünkü bugün kurnazlık itibar, inatçılık, mantık ve saldırına cesaret olarak değerlendiriliyor.

Genel Olarak
• Genel bir eğitim sorunuyla karşı karşıyayız. Eğer ailede, okullarda ve toplumda insan kişiliğinin uyumlu biçimlenmesi üzerine çalışma2 konusu açık bir hale gelirse, şiddet kaybolmaya başlayacaktır. Ancak görebildiğimiz böyle bir amaca ulaşmadan önce daha alacağımız uzun bir yolun var olduğudur.

Özgürlüğün yanlış anlaşılması karşısında (bu şekil kısa bir süre sonra azgınlığa dönüşür) kimse öğretmeye, ruhu eğitmeye cüret edemez. Sadece el veya zihinsel yetenekler gelişir, bu tür olanların hepsi makine gibidirler. İnsan değerleri kullanılmadıkça kaybolur. Değerlerin karmaşası ve her şeye izin veren kimse bir kaç gün önce kötü olarak değerlendirdiğini bugün kabul edebilir ve iyi olarak görebilir. Böylece, tamamen geçici ve önemsiz bir ahlak atmosferinde şiddetin bugün iyi olarak değerlendirilmesi çok şaşırtıcıdır.

Neden şiddet var? Çünkü bugün kurnazlık itibar, inatçılık, mantık ve saldırma cesaret olarak değerlendiriliyor. Çünkü insanlar görmeden yaşıyorlar; en azından herkes kendi bencilliğinin duvarları içine kapanıyor ve bu darlaştırılmış yere sığan şeyi görüyor, dinliyor, hissediyor ve düşünüyorlar.

Şiddet, zekanın açıkça bir gerilemesidir; bu daha ince olan ilhama ve insan ruhunun aydınlık kaynaklarına değil hatta bazı hayvanların bile geride bıraktığı hayvani şekillere dönüştür.

Zekanın ve daha yüksek Hissetmenin, olumlu Eylemin kökü Felsefe, geçmişte olduğu ve her zaman olacağı gibi şahit olduğumuz kötülüğün en güçlü panzehiri ve tinin en iyi besinidir. Tamamen yanlış olacak şey Felsefeyi şiddet ile zorla kabul ettirmektir. O zaman haydi zekayı geliştirelim.

Delia Steinberg GUZMAN
Uluslararası New Acropolis
Organizasyonu Başkanı
Edebiyat, Sanat ve Bilim 'de Paris
Nişanı Sahibi
Ingilizceden çeviren: Güner Örücü

 

 

GÜNCEL HABER TAHTASI

Yemiş Hürriyet İlköğretim Okulu Tadilatı 18-19 Ekim Tarihinde Yapılacaktır.Katılmak İsteyenler dernek telefonundan irtibata geçebilirler...

 

Tai-Chi Chuan İle İlgili Detaylı Bilgi Kültürel Etkinlikler Bölümüne Eklenmiştir.

Alsancak Şubesinin Düzenlediği 2000 Fidan Kampanyası Tamamlandı....


Üsküdar şubesinin hazırladığı http://www.erdemlersozlugu.org adlı site yayına girdi


Doğu ve Batı Felsefelerine Göre İnsan Nedir ? Tanıtım Seminerlerimiz Devam Ediyor...

 

Web sayfasına yararlı bilgileri içeren powerpoint sunuları konulacak.Ellerindeki paylaşmak isteyenler agityildiz@gmail.com adresine gönderebilirler.



ANKET                                  GIZLE/GOSTER


ETKİNLİK                             GIZLE/GOSTER

Ziyaretci Defterine Not Bırakmak İçin Tıklayınız...

1482 Sokak No:5 Alsancak - İZMİR
Tel: 0 232 464 57 39 (18:00 - 23:00)
Faks: 0 232 464 57 40
E-mail: alsancak@yeniyuksektepe.org.tr
© 2008 Tüm hakları Yeni Yüksektepe Kültür Derneğine aittir.
Son Güncelleme Tarihi : 07.10.2008 (Bugün)