|
YENİ YÜKSEKTEPE KÜLTÜR DERNEĞİ WEB SİTESİ Sayfa Yükleniyor..Lütfen Bekleyiniz.. ![]() |
|
İş sıkıntıdır, okul sıkıntıdır, üstlendiğimiz ödevler, yerine getirmemiz gereken yüzlerce vaatler ve çözmesini bilemediğimiz zorluklar, hepsi sıkıntıdır... Sanki tatil günlerimiz hiçbir işe yaramıyor da, bizi bekleyen şeyin düşüncesi karşısında bile az ya da çok sayıdaki tatil günlerimizin dinlencesi yok oluveriyor. Fakat dinlenmeyi gerçekten biliyor muyuz? Yoksa dinlenmeyi, hiçbir şey yapmamak ya da çok az şey yapmak, düşünmemek, senenin geri kalan kısmındaki farklı bir kişiliği bırakıp farklı bir kişilik edinmek olarak mı kabul ediyoruz? Apaçık ki dinlenmiyoruz. Bu şekilde sadece dönüşte bize tekrar sıkıntı vermeye başlayacak olan tüm şeylerden saklanarak, kısa bir süre için kaçış yapıyoruz; endişenin pençelerine düşüyor, hayatın bize verdiği, gerçek veya değil, ihtiyaçlar tarafından yakalanmış hissediyoruz. Ödevler ve hatta nasıl kullanacağımız ya da ne olduklarını bilmediğimiz haklarımız bize sıkıntı veriyor. Keşmekeş girdabına batıp, öncekinden daha iyi olarak düşlediğimiz, bize gerçekten dinlenme fırsatını verecek olan, bir sonraki tatilin gelmesi için ayların geçmesini arzulamaktan başka çaremiz kalmıyor. Buna rağmen her yıl aynı hikaye tekrarlanır. Yolculuğa çıkıp günlük endişelerimizden uzaklaşmak olanaksızdır, çünkü kaçınılmaz olarak onlar da bavulumuzda gelecektir. Bu durumda ne yaşam ortamından uzaklaşmak ne de zihni boşaltmak bir işe yarayacaktır. Kendi kendimizin düşmanlarına dönüşüyoruz ve lanetlediğimiz sıkıntımızın nedeni de kendimiziz. Sorun ne En güvenlisi, bu değerlendirmeden, bizi geçit vermeyen bir sis gibi çevreleyen sıkıntıyı çözmek için aydınlatıcı cevaplar çıkmasıdır. En muhtemeli şeylerin kendi önemsizliklerinden dolayı bizi tuzağa düşürdüklerinin farkına varmamızdır. Örneğin hiçbir yere götürmeyen çok şeyler yapmak, nereye doğru olduğunu bilmeden sürekli hareket etmek, belirli amaçlara sahip olmamak ya da varsa gerçekleştirilmesi olanaksız amaçları olmak. Böylece iç insan, sözde kendi koruması ve kişisel gelişimi için meydana getirilmiş karmaşık ve sinir bozucu saçma bir yapı tarafından boğularak öldürülür. Ancak "Ben" imizi ortadan kalktığı noktaya kadar desteklemek faydasızdır. Basit olan şeyler her birimizin içinde taşıdığı ve kendini ifade edebilmek için açık pencerelere gereksinim duyan üstün insanı yok eder. Basit şeyler sıkıntı verir, moral bozar, yaşamayı, yorulmayı ve dinlenmeyi engeller, çünkü kendine özgü, doymak bilmez çılgınca bir ritme sahiptir. Bir parça hava ve ışık yani biraz sağlıklı bilgi her zaman içimizde bulunan "Ben" e bir aralık açacak ve sıkıntının yerine düşünülemez bir uyum ortaya çıkacaktır ki enerji, mekan ve zaman sonsuz ve öze uygun olarak hareket etsinler. Delia Steinberg GUZMAN Yeni Yüksektepe
|
GÜNCEL HABER TAHTASI |
1482 Sokak No:5 Alsancak - İZMİR
Tel: 0 232 464 57 39 (18:00 - 23:00)
Faks: 0 232 464 57 40
E-mail: alsancak@yeniyuksektepe.org.tr
© 2008 Tüm hakları Yeni Yüksektepe Kültür Derneğine aittir.
Son Güncelleme Tarihi : 07.10.2008 (Bugün)