|
ŞEMSİYE:
Ar. Şems ( güneş)ten şemsiye ( güneşlik) – şemsiye. Anadolu Türkçesine anlam değiştirerek geçti, yağmurdan korunma aracının adıdır. Şemsiye’nin kök anlamı, güneşle ilgili olan, güneşe değgin demektir. Sene-i Şemsiye ( güneş yılı ), Manzume-i şemsiye güneş düzenine bağlı yedi gezegen: Utarit, Zühre, Yer yuvarlağı, Merih, Müşteri, Zuhal, Uranüs.
ŞEYTAN:
İbr. Haşatan ( Düşman, yavı) dan ar. Şeytan.( Kötü yola götüren gizli güç. )
ŞERİAT:
Ar. Şer’ ( Kural, düzen, buyruk, bağlanma, yolda olma, düğümlenmeden) Şeriat. İslam dininin genel kurallarını, koşullarını içeren bütüne şeriat denirse de, şer’ kökünün anlamıyla ancak yorum sonucu yakınlık kurulabilir.
TANRI:
Süm.Dıngır (Gök Tanrı, gök) dan tıngır – tıngri – tengri – tengere – tangara – tangrı / tanrı. Sanskr. Devas, Isvara Gr. Theos, Lat. Deus, Alm. Got, İsp. Dios, İng. God, Ar. Allah, ibr. Eloah. Tr. Tanrı.
TARİH:
İbr. Raha /Ruha ( Uzama, geriye doğru gitme) dan Ar. Tarih.
TİRAN:
Es. An. Tyran ( Yönetici, önder, kral) dan tiran. Bu sözcük Grekçeye eski Anadolu dillerinden geçmiştir, Tyr kökü Doğu Akdeniz kaynaklıdır. Tyran sözcüğü Grekçeye tyranos biçiminde İ.Ö. 6.Y.Y. dolaylarında geçmiştir. Sonradan Grekçeleşen bu sözcükten, Tyraneo (yönetmek, tekelden toplumu yönetmek, krallık etmek, baskı altında bulundurmak türetilmiştir.)
US:
‘akıl’ –Azeri us. Karayca us. Orta Türkçede us ‘hayır ve şerri ayırt ediş’ olarak geçer. Kâşgarlı Mahmud’a göre, yalnız Oğuzların kullandığı bir sözdür. Kumanca da us olarak kullanılır. Eski Kıpçakçada da us olarak geçer.
USTA:
Fars. Üstad ( Bilgin, öğretmen) tan usta. Arapça üstaz tr. Uz – uzman.
UZAY:
Tr. Uzamak’tan uz-a-y/uzay. Kök anlamı¨Uzayan, genişleyen” anlam genişlemesiyle gök boşluğu, engindir Ar. Feza.
ÜNİVERSİTE:
Fr. Université ‘den Üniversite. Lat. Üniversitas ( bütün, hep, hepsi ) tan batı dillerinde, fr. Üniversité (Toplum bütününe açık, bütün bilgileri öğretici kurum) Os. Külliye (Küll / Bütün, genel) Ar. Cami, toplayan, içeren. Lat. Universum (evren, bütün) Latince kök anlamı: Unus ( bir, tek) ile verto (gelmek, dönmek, yaklaşmak, yan yana olmak) tan unus verto ( bir araya gelmek, bir yere toplanmak, bütün oluşturmak) universus (bütünleşmiş, birlik olmuş, toplanıp toparlanmış) Batı dillerinde anlam genişlemesiyle yüksek öğretim kurumu niteliği kazanmıştır.
ZEVK:
Ar. Zevk (tad, tadım, eğlenme, boş gün geçirme, alay etme) ten zevk (anlamında bir değişiklik olmamıştır.)
Sayfa 1 2 3 4 5 6 7
|