Solon, akrabası Peisistratos’un tiranlığa heveslendiğini fark edince, gücü yettiğince onu engelledi. Nitekim mızrağı ve kalkanıyla meclise dalıp onlara Peisistratos’un niyetini açıkladı. Bununla kalmadı yardıma hazır olduğunu da bildirdi. Şöyle dedi: "Atinalı yurttaşlar, bazılarına oranla daha bilgeyim. Bazılarına oranla da daha yürekliyim. Peisistratos’un hilesini anlamayanlardan daha bilgeyim. Bildikleri halde kortukları için sesini çıkarmayanlardan ise daha yürekliyim."Ve Peisistratos’tan yana olan senato onun deli olduğunu söyledi. Solonda şöyle karşılık verdi. "Deliliğim kısa sürede anlaşılacak, gerçek ortaya çıkınca, kent halkı bunu anlayacak." Peisistratos’un tiranlığını haber veren elegeiaları şunlardı; "karın ve dolunun gücünü bulut taşır, gök gürültüsü parlak şimşekten doğar, devlet büyük adamların yüzünden yıkılır, halk farkına varmadan tiranın kölesi olur."
Kroisos bütün süslerini takıp takıştırarak tahtına oturmuş ve solonun bundan daha güzel bir manzara görüp görmediğini sormuş. O da "Evet gördüm, horoz sülün ve tavuz kuşu: Doğa bunları binlerce kere daha güzel çiçeklerle bezemiştir."
Tiranların yanında güç sahibi olanları sayı boncuklarına benzetiyordu. Çünkü her biri bazen artıyı bazen eksiyi gösterir. Tiranlar da bu adamları kimi zaman güçlü yaparlar. Kimi zaman onursuz kılarlar.
İnsanların hiç haksızlık yapmaması nasıl mümkün olacağı sorulduğunda "Haksızlığa uğramayanlar da, haksızlık görenler kadar öfke duydukları takdirde" dedi.