Otuzlar, hiç de kötü olmayan bir çok yurttaşı öldürdükleri, bir çoğunu da haksızlığa ittikleri zaman, Sokrates, "şaşılacak şey" demişti. "İnsan sığır çobanı olarak, ineklerin azalması ve kötüleşmesine yol açtığı halde, nasıl kötü bir sığırtmaç olduğunu kabul etmez. Hele insan devlet başkanı olarak, yurttaşların azalmasına ve kötüleşmesine yol açmışsa bundan utanmaması ve kötü bir devlet başkanı olduğunu düşünmemesi daha da şaşırtıcı".
Gençlere özgü erdemin ne olduğu sorulduğunda "aşırıya gitmemek" diye yanıtladı.
"Hayret doğrusu mermer heykel yapanlar, mermerin modele tıpatıp benzemesi için uğraşıyorlar da, mermere benzer görünmemek için kendilerine bakmayı dert edinmiyorlar" dedi.
Zenginleri yemeğe çağırdığında karısı telaşlanınca Sokrates "korkma, eğer ölçülü insanlarsa uyum sağlayacaklar, değillerse kendileri bilir" dedi. Kendi dışındaki insanların yemek yemek için yaşadıklarını, kendisinin ise yaşamak için yemek yediğini söylerdi.
"Atinalılar seni ölüme mahkum etti" diyene, "doğa da onları" diye karşılık verdi.
Karısının " haksız yere ölüyorsun"demesi üzerine, "Yoksa sen ölümü hak etmiş olmamı mı istersin" dedi.
Sokrates hakkındaki yeminli suçlama şöyleydi; Pithos, Demosundan, Meletos oğlu Meletos, Alopeke Demosundan Sophroniskos oğlu Sokrates hakkında bu suçlamayı yaptı ve yemin etti. Sokrates devletin inandığı tanrılara inanmamakla ve başka bir takım tanrılar getirmekle suç işlemektedir. Ayrıca gençlerin ahlakını bozmakla da suçludur. İstenen ceza ölüm. Bunun üzerine filozof, Lysias’ın onun için yazdığı savunmayı okuduktan sonra, güzel bir konuşma Lysias dedi, ama bana göre değil. Nitekim doğal olarak felsefi bir konuşma olmaktan çok bir mahkeme konuşmasıydı. Lysias, konuşma güzelse nasıl sana göre değil diye sorunca, güzel harmaniler ve sandallarda bana uygun değil diye karşılık verdi.